ROBERT LOUIS STEVENSON
ROBERT LOUIS STEVENSON
ROBERT LOUIS STEVENSON



Tam adı Robert Louis Balfour Stevenson olan yazar, 13 Kasım 1850 tarihinde İskoçya’da ailesinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi.
Babası meşhur mühendislerin olduğu ve İskoçya’nın taşlık arazisine birçok deniz feneri inşa etmiş bir aileden gelen
bir yapı mühendisiyken annesi hukukçuların ve din adamlarının olduğu bir aileye mensuptu.
Oldukça zorlu bir çocukluk geçirdi; sürekli hastalıklarla boğuştuğu için düzenli bir okul hayatı yoktu.
Yine de kendisi için tutulan özel hocalar sayesinde derslerinden hiç geri kalmadı.
Ailesinde birçok mühendis bulunan yazar bu geleneği sürdürmek amacıyla Edinburgh Üniversitesi’ne kaydoldu.
Gelgelelim bu alana hiçbir merakı olmadığı için hukuka geçiş yaptı. Buna rağmen derslerden ziyade Fransız Edebiyatı’yla, İskoç tarihiyle,
Darwin’in çalışmalarıyla ve de İngiliz filozof ve sosyolog Herbert Spencer ile uğraşıyordu.
Yaz tatillerinde Fransa’ya giderek yazarlarla ve ressamlarla bir araya geliyordu.
Burada yazıları üzerinde çalışıyor, eleştiriler, makaleler ve kısa hikâyeler kaleme alıyordu.
Yayımlanan ilk yazısı Roads ve diğer çalışmaları gezi türündendi.
1873’te İngiltere’deki kuzenini ziyarete gittiğinde burada çok iyi dostlar kazandı; bir yandan sağlığı da hızla bozuluyordu.
Aynı yılın sonlarına doğru tamamen yorgun düşünce tedavi için Fransa’ya gönderildi.
Bir senelik iyileşme sürecinin ardından ülkesine dönse de sonraki yıllarda Fransa’yı birçok kez ziyaret etti.
1875’te mezun olmasına rağmen ilgisini çeken tek şey edebiyattı; bu yüzden okuduğu alandan yüz çevirip kendini edebiyata adadı.
Nihayetinde farklı bir yaşam tarzı seçerek yoluna devam etti. Sosyal baskılara karşı çıkıp saçını uzatmak ve
bulunduğu çevrede uygun karşılanmayacak bir giyim tarzı benimsemek de bu farklı yaşam kararının birer parçasıydı.
Ertesi sene Fransa ziyareti sırasında tanıştığı Fanny Osbourne’a âşık oldu fakat kadın kendisinden on bir yaş büyüktü,
evliydi ve iki çocuğu vardı. Ailesi bu ilişkiye şiddetle karşı çıkmasına rağmen Osbourne’un peşinden Amerika’ya gitti.
1878’de Fransa ve Belçika seyahatleri sırasında yaşadıklarını anlattığı ilk kitabı An Inland Voyage ve kurgusal dedektif öykülerinden oluşan
The Suicide Club (İntihar Kulübü) yayımlandı. Aynı sene sevgilisi belirli bir düzeni olan kocasıyla kendisi arasında kalıp da kocasını
tercih edince Stevenson aşk acısından uzaklaşmak için tekrar yollara düştü. Hemen ertesi yıl bu gezi esnasında
yaşadıklarından bahsettiği Travels with a Donkey in the Cévennes çıktı.
 
1879’da Fanny eşinden boşandı ve iki sevgili ertesi sene 19 Mayıs’ta evlendi.
Peşi sıra gelen dokuz haftayı Napa’da geçirdiler. Yazar, The Silverado Squatters’ı buradayken kaleme aldı.
1880 yılı Ağustos ayında İngiltere’ye geri döndüler ve 1887’ye kadar orada kaldılar.
Robert Stevenson’ın ilk romanı Treasure Island (Define Adası) 1883’te; A Child’s Garden of Verses 1885’te,
The Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde (Dr. Jekyll ve Bay Hyde) ve Kidnapped (Kaçırılan Çocuk) 1886’da yayımlandı.
Eserleri büyük bir ses getirmiş ve edebiyat eleştirmenleri tarafından çok beğenilmişti.
1887’de babasının vefatı üzerine İngiltere’den ayrılıp Amerika’ya doğru yola çıktılar.
Burada bir yıl yaşadıktan sonra güneye yelken açtılar. Stevenson güney sahillerini öyle çok sevmişti ki bir daha İngiltere’nin ya da İskoçya’nın
sert iklimine katlanamayacağını düşünüyordu. Böylece 1890’da Samoa Adaları’na yerleştiler.
İki novellası The Beach of Falesá ve The Ebb-Tide; iki romanı The Wrecker ve Catriona; kısa öyküleri
The Bottle Imp ve The Isle of Voices burada geçirdiği verimli senelerin ürünleridir.
Stevenson vefatına kadar burada yaşadı. 3 Aralık 1894’te eşiyle konuştuğu sırada başına şiddetli bir ağrı girdi ve
bilincini yitirdi. Beyin kanaması geçiren yazar kısa süre sonra vefat etti ve Vaea Dağı’nda yapılan bir merasimle defnedildi.
 
 
Dilimize çevrilen eserlerinden bazıları:
 
İntihar Kulübü (1878)
Define Adası (1883)
Kaçırılan Çocuk (1886)
Dr. Jekyll ve Bay Hyde (1886)