ANTON ÇEHOV
ANTON ÇEHOV
ANTON ÇEHOV



1860 yılında Rusya’da dünyaya gelen Anton Pavloviç Çehov dört çocuklu bir aileye mensuptur. Annesi Yevgeniya bir kumaş tüccarı olan babasıyla yaptığı yolculukları anlatarak çocuklarını eğlendiren, onlara hikâyeler anlatan bir kadındır. Bakkal olan babası Pavel Çehov ise oldukça dindar, baskıcı ve otoriter bir adam olmasının yanı sıra ticarette de oldukça başarısızdır. Anton Çehov işte bu başarısızlıklar sebebiyle bir yandan okurken diğer yandan babasının işiyle ilgilenmek zorunda kalır. 1876 yılında iflas ettikleri zaman borcu sebebiyle ailesini de alıp Moskova’ya taşınan Pavel Çehov’un ardından Tagangrog’ta kalarak eğitimini sürdürür. Üç sene sonra liseyi bitirip Moskova’da tıp fakültesine kaydolur. Üniversite öğrenimi boyunca ailesine katkıda bulunmak için yazılar yazmaya devam eder. İlk hikâyesi 1880 yılında Dragonfly adındaki bir dergide yayımlanır ve bunu birkaç hikâyesi daha takip eder. Oskolsi dergisinde üç yüzden fazla yazısı çıkar. Bu süre içinde kaleme aldıklarını sonra Melbourne’in Masalları adıyla yayımlatır.
1884 yılında mezun olduğu gibi hekimlik yapmaya başlar. Cerrahlık, Cansız Ceset, Kaçak adlı öyküleri bu döneme ait eserleridir. Ne var ki bir süre sonra mesleğinin çok vaktini alması sebebiyle hiçbir şey yazamamaya başladığından doktorluğu bırakarak yazarlığa yönelmeye karar verir.
1886 yılında Alacalı Hikâyeler adında bir kitap çıkarmasının ardından ertesi sene Masum Sözler ve Alaca Karanlıkta adında iki hikâye kitabı birden yayımlatır. Yine 1887’de ilk büyük tiyatro oyunu olan İvanov’u kaleme alır ve oyun aynı sene Moskova’daki Korsch Tiyatrosu’nda sergilenir. Evvelki sene de Alaca Karanlıkta ile 1888 yılı Puşkin Ödülü’nü kazanır.
1892 yılında ünlü öyküsü Altıncı Koğuş yayımlanır. O sene patlak veren kolera salgınının ardından tekrar doktorluk mesleğini icra etmeye başlayan Çehov, bir dönem sonra kendini hayır işlerine adar ve Nijni Naugored’de yaşanan kıtlıkla başa çıkmak için kurulan teşkilatta gönüllü olur. Yine aynı yıl satın aldığı çiftliğe yerleşir ve yaşamındaki Melihova Dönemi resmen başlar. Halkla iç içe olup sosyal işlerle meşgul olmaktan mutluluk duyan sanatçı, 1894 yılında vereme yakalanır; sağlık durumu gitgide bozulunca tedavi için Kırım’a gider.
1895-1904 yılları arasındaki çalışmaları Rus tiyatrosu için yeni bir nefes olur; 1895’te yazdığı Martı’nın hemen ardından Sahalin Adası’nı yayımlatır.
Köylüler adındaki uzun öyküsü 1897 yılında yayımlanır. Ertesi sene Sanat Tiyatrosu’nun kurucusu Nemiroviç Dantçenko Martı’yı sahnelemek için kendisinden izin ister. İleride evleneceği oyuncu Olga Knipper ile de bu dönemde tanışan Çehov, Martı sergilendikten sonra büyük bir başarı yakalar.
Vanya Dayı’nın ilk gösterimi 1899 yılında yapılır. Bundan üç sene sonra da Üç Kız Kardeş sahnelenir. Aynı yıl Yalta’ya dönen yazar Olga Knipper ile evlenir.
En ünlü eserlerinden biri olan Vişne Bahçesi 1904’te sahnelenir. Sağlığı gitgide bozulan Çehov’a aynı tarihte tüberküloz tanısı konulur. Eşi ile Almanya’ya, kaplıca kenti olan Badenwiller’deki Kara Orman’a gider ve burada hayata gözlerini yumar. Naaşı Moskova’ya götürülerek Novodevichy Mezarlığı’nda yatan babasının yanına gömülür.
 
 
Dilimize çevrilen eserlerinden bazıları:
 
Oyun:
Dağ Yolunda (1884)
Tütünün Zararları (1886)
İvanov (1887)
Ayı (1888)
Kuğunun Şarkısı (1888)
Bir Evlenme Teklifi (1888)
Vanya Dayı (1899)
Üç Kız Kardeş (1899)
Orman Cini (1890)
Jübile (1891)
Martı (1895)
Sahalin Adası (1895)
Vişne Bahçesi (1904)
 
Öykü:
Altıncı Koğuş (1892)
Köylüler (1897)