PLATON
PLATON
PLATON



Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından Platon’un (Doğu ülkelerinde bilinen adıyla Eflatun’un) doğum tarihi, kesin olarak bilinmemektedir.
Sokrates’in öğrencisi, Aristoteles’in hocasıdır.
Aristokrat bir aileden gelen Platon’un ailesinin kaçıncı çocuğu olduğu bilinmese de diyaloglarında sık sık aile üyelerinin isimlerinin geçmesi,
tarihçiler tarafından onun aile bağlarıyla onur duyduğunun bir göstergesi olarak kabul edilir. 
Genç yaşlarında, hayatının akışını değiştiren iki önemli olaya yakından tanıklık eder.
İlki, Atina ve Sparta arasında yaşanan Peloponez Savaşları (MÖ 431-404), ikincisi ise ustası Sokrates’in yargılanması ve idamıdır.
Atina’nın düşüşü, şehirdeki demokrasinin sonu olur ve Spartalıların öncülüğünde Otuzlar Tiranlığı yönetimi ele alır.
Bu otuz politikacı tiran arasında, Platon’un yakınları ve Sokrates’in arkadaşları da vardır.
Oligarşi sona erip de yeniden demokrasiye geçildiğinde, Platon kısa bir süre için politikacı olmayı düşünmeye başlar.
Ancak hayatına yön veren bir başka olay, bu arzusunu bütünüyle yok eder: Sokrates’in ölümü...
Platon’un hocasına olan hayranlığı, hem diyaloglarında hem de ‘Savunma’da açıkça görülebilir.
Savunma’nın aslında, Sokrates’in mahkemede dudaklarından dökülen sözcüklerden oluşmadığına dair söylentiler olsa da
bu konuda net bir bilgi bulunmamaktadır. Ömrünü düşünmeye ve çok değer verdiği yurtdaşlarını gaflet uykusundan uyandırmaya adayan
Sokrates’in haksız ve son derece mantıksız biçimde suçlanarak kalabalık bir grup yaşlı ve umursamaz adamın karar mercii olduğu
bir mahkemeye çıkarılması, Platon’u öylesine etkiler ki politik bir kariyer hedefi olduğu hâlde bu arzusundan vazgeçip felsefeye yönelir.
Savunma’da, Sokrates’in neden bir politikacı olmak istemediğini anlattığı bölümden, Platon’un politikaya bakışı hakkında fikir edinmek mümkündür.
Sokrates, yalnızca gençleri kötü yola sevk etmekle suçlanmaz. Mahkeme yargıçları, onun savunmasını büyük bir önyargıyla dinlerler.
Nihayetinde Sokrates; bir kova dolusu suyun bir kaptan diğerine boşalana kadar sürecek bir zamanda savunmasını yapar ve
suçlu olup olmadığına ilişkin yapılan iki oylamanın ardından ölüm cezasına çarptırılır. Ardından da ceza infaz edilir,
Sokrates baldıran zehrini içerek bu dünyaya veda eder.
 
Platon’un, Sokrates’in infazının ardından on iki yıl boyunca Akdeniz’de kıyısı bulunan pek çok ülkeyi dolaşıp matematik, geometri,
jeoloji, astronomi ve teoloji alanlarında çalışmalar yaptığı ve eğitimler aldığı rivayet edilir.
Seyahat ettiği ülkeler arasında İtalya, Sicilya, Kıbrıs ve Mısır’ın olduğu bilinmektedir.
Bu döneme ait diyaloglarından özellikle Yedinci Mektup - Dion’da, İtalya ve Sicilya gezilerine dair veriler vardır.
Her ne kadar Devlet ve Phaedo diyaloglarında öğretilerine eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmış olsa da
İtalya’da Pisagor’un öğrencileriyle olan tanışıklığının, Platon’un felsefe kuramlarını etkilediği söylenir.
Nitekim Philebos diyaloğunda onlardan övgüyle bahseder. 
 
Yedinci Mektup - Dion’da belirtildiğine göre Platon, önce İtalya’ya ardından da Sicilya’ya gider, Siraküzalı Tiran Dionysos’un akrabası
Dion’un öğretmeni olur. Ancak bazı kaynaklara göre Platon, Devlet’te tanımladığı ‘filozof kral’ idealini, Dion’u eğiterek hayata geçirmeyi hedeflemiş
ve bu durum Dionysos’u çok kızdırır. Kral, Dion’u sürgüne gönderir ve Platon’a da ev hapsi cezası verir. 
Platon, kralın elinden bir şekilde kurtulmayı başardıktan sonra Atina’ya geri döner ve yaklaşık olarak MÖ 380 yılında,
matematik, felsefe, doğa bilimleri gibi konularda derslerin verildiği Akademi’yi kurar.
Akademi; adını, üzerinde kurulduğu, mitolojik bir kahraman olan Academus’a adanmış zeytinlikten alır.
Platon, hayatının sonraki yıllarında, Sicilya’ya yaptığı iki seyahatin dışında zamanının çoğunu Akademi’de geçirir. 
Diyaloglarının sıralaması öğrencileri arasında sonu gelmez tartışmalara sebep olsa da genel olarak Platon’un yazıları;
erken dönem, geçiş dönemi ve olgunluk dönemi eserleri olarak üç ana grupta incelenir. 
Erken dönem diyalogları, Platon’un seyahat ettiği döneme denk gelmektedir (Tahmini olarak MÖ 399 - 387).
Sokrates’in Savunması’nın da yine bu dönemde, filozofun infazından kısa süre sonra yazıldığı düşünülmektedir.
Buna karşın, geçiş dönemi diyaloglarında ise Sokrates’in öğretisini aşmaya ve adalet, cesaret, bilgelik ve toplumla insanın ölçüsü hakkında
kendi görüşlerini aktarmaya başladığı gözlemlenebilir. En önemli eserlerinden biri olan Devlet, geçiş dönemi eserlerindendir. 
Konuşmacılardan birinin çoğunlukla Sokrates olduğu diyalogların, bu üç farklı dönemde, rolünün ve tarzının değişimi de Platon’un Sokrates’e
bakış açısındaki değişimi gözler önüne sermektedir. Özellikle olgunluk dönemi eserlerinde Sokrates’in diyaloglardaki rolü iyiden iyiye azalır ve
Platon, kendi erken dönem metafiziksel görüşlerini yakın mercek altına alır. Etik ve ahlak kuralları dışında; dans, müzik, tiyatro ve
mimari de dâhil olmak üzere sanatın insan yaşamındaki yeri üzerine çalışır. 
Platon’un ölümü konusunda birbirinden farklı rivayetler bulunmaktadır.
Ancak öğrencileri ve tarihçiler, filozofun, seksenli yaşlarının başında, MÖ 348 civarında öldüğü konusunda görüş birliğine varmıştır.
Bazı tarihçiler, katıldığı bir düğünde öldüğünü iddia ederken, öğrencilerinin bazıları da son nefesini evinde ve
uykusunda, huzur içinde verdiğine inanmaktadır.
 
 
Dilimize çevrilen eserlerinden bazıları:
 
Sokrates’in Savunması
Devlet
Yedinci Mektup - Dion
Şölen
Kriton
Küçük Hippias
Büyük Hippias
Gorgias
Euthyphron - Dindarlık Üzerine
Kratylos
Protagoras
Menon
Phaidros - Güzellik Üzerine
Paramenides
Phaidon - Ruh Üzerine
Epinomis
Theaetetus
Kritias
Sofist
Devlet Adamı
Yasalar
Philebos
Timaeos
İon - Şiir Üzerine
Alkibiades
Lysis
Lakhes
Meneksenos