Nikolay Vasilyeviç Gogol
NIKOLAY VASILYEVIÇ GOGOL
NIKOLAY VASILYEVIÇ GOGOL



Nikolay Vasilyeviç Gogol, 1809 yılında Ukrayna’nın Poltava bölgesindeki Soroçinski köyünde, orta hâlli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Sanata ve edebiyata meraklı olan babası Vasili Afanasyeviç Gogol-Yanovski’den aldığı eğitim, geleceğini şekillendirmede büyük rol oynar.
1828’de yazar olma hayallerinin peşinden Petersburg’a gider. Alman taşra hayatı hakkında yazdığı Hans Küchelgarten adlı uzun, romantik şiiri kendi imkânlarıyla yayımlatıp kopyalarını önemli edebiyat dergilerine gönderir. Aldığı olumsuz eleştiriler üzerine şiirin bütün kopyalarını yakıp bir daha şiir yazmayacağına dair yemin eder.  
Bunun üzerine düzyazıya yönelir ve Ukrayna’daki taşra hayatını konu alan kısa hikâyeler yazmaya başlar. Bu hikâyeler, 1831 ve 1832 yıllarında iki cilt hâlinde Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları adıyla yayımlanır. Gogol’ün bu eseri, aralarında Alexandr Puşkin’in de bulunduğu, Petersburg’un ileri gelen edebiyatçılarından çok güzel övgüler alır.
1835’te yine aynı temanın işlendiği Mirgorod Öyküleri yayımlanır. Aynı yıl Petersburg’da geçen ve aralarında Neva Bulvarı ve Bir Delinin Hatıra Defteri adlı öykülerinin bulunduğu Arabeskler adlı seçkisi yayımlanır. Akli dengesizlik ve yabancılaşma temalarının işlendiği bu hikâyeler, kaymak tabakasının yaşadığı hayatın yapmacıklığına ve devlet bürokrasisinin gaddarlığına vurgu yaparken en önemli eserlerinden sayılan Burun ile Palto’nun yazılmasına zemin hazırlar. 
Yine 1835’te, kaleme aldığı ilk komedi oyunu olan Evlenme’yi tamamlar fakat oyun 1842 yılına kadar yayımlanıp sahnelenemez. En ünlü oyunu Müfettiş, I. Nikolay’dan resmî onay aldıktan sonra ilk defa 1836 yılında sahnelenme fırsatı bulur. 
Edebiyat dünyasında amaçladığı başarıya ulaşmış, okurlardan ve eleştirmenlerden çok güzel övgüler almış olsa da Gogol arzu ettiği mutluluğu yakalayabilmiş değildir. Tarihe duyduğu ilgi sebebiyle 1834 yılında St. Petersburg Üniversitesi’nde Orta Çağ tarihi ile ilgili dersler vermeye başlar. Ancak kendisinin bu konuda yetersiz olduğunu fark edince bir yıl sonra istifa eder. 
1836 yılında Rusya’dan ayrılır ve hemen hemen on iki yıl boyunca geri dönmez. Fransa’ya, Almanya’ya ve İsviçre’ye seyahat eder ve en sonunda Roma’ya yerleşir. 
1837 yılında yakın arkadaşlarından olan Puşkin’in ölümü onu derinden etkiler ve Gogol başyapıtı addedilen Ölü Canlar üstünde çalışmaya başlar. Bu süre zarfında aynı zamanda Taras Bulba’yı yeniden elden geçirip Portre ve Palto’yu kaleme alır. Palto, ilk olarak 1842 yılında yayımlanır ve Rus edebiyatına âdeta damga vurur. Öyle ki Dostoyevski daha sonraları, “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık!” diyecektir. Bu cümleyle Dostoyevski, memur Akakiy Akakiyeviç’in hikâyesinin anlatıldığı Palto adlı öyküye gönderme yaparak gerek Rus gerekse dünya edebiyatında önemli yer tutan gerçekçilik akımının köklerini Gogol’e dayandırır. 
1841 yılında Gogol, Ölü Canlar’ın ilk cildini tamamlar ve yayımlanma sürecini yakından takip edebilmek için Rusya’ya geri döner. Bir yıl sonra eser yayımlanır ve inanılmaz bir başarı elde eder. Öyle ki Gogol, Rusya’nın en sevilen yazarları arasında yerini alır.
1848 yılının Ocak ayında çok uzun zamandır planladığı hac seyahatine çıkar, Filistin ve Kutsal Topraklar’a gider. Üç ay sonra Rusya’ya temelli olarak döner. Zamanının çoğunu Moskova’da geçiren Gogol, arada sırada St. Petersburg’a ve Ukrayna’ya gider.
1849 ve 1850 yılları arasında Ölü Canlar’ın ikinci cildinden bazı bölümleri arkadaşlarına okutur. Arkadaşlarından aldığı övgüler onun daha da canla başla çalışmasını sağlar. Bu sırada ilk ve tek kez bir aile kurmaya teşebbüs eder. Anna Wielhorski’ye evlenme teklifi eder ancak reddedilir. 
1852 yılının Ocak ayında Gogol, Ölü Canlar’ın ikinci cildini tamamen bitirdiğini ifade eder. Ancak ay sonunda çok ciddi bir buhran geçirir. Ölümün yaklaştığını düşünüp bir yazar olarak başarısız olduğuna inanarak kendisine işkence etmeye başlar. Şubat ayında bir gece Ölü Canlar’ın ikinci cildinin temize çekilmiş manuskriptlerini yakar. Bunun büyük bir hata, şeytanın bir oyunu olduğunu söyler. Sadece tamamlanmış beş bölüm kalır geriye; onlar da 1855’te yayımlanır. 
Bu buhran hâli geçecek gibi değildir. Çok geçmeden yataktan çıkmamaya başlar. Ağzına tek bir lokma koymaz ve dokuz gün sonra, 4 Mart 1852’de acı çeke çeke hayata gözlerini yumar.
 
En önemli eserlerinden bazıları:
Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları (1831-32)
Bir Delinin Hatıra Defteri (1835)
Neva Bulvarı (1835)
Mirgorod Öyküleri (1835)
Arabeskler (1835)
İvan İvanoviç ile İvan Nikiforoviç’in Öyküsü (1835)
Portre (1835)
Burun (1836)
Müfettiş (1836)
Ölü Canlar (1842)
Palto (1842)
Evlenme (1842)
Taras Bulba (1842)