FRANZ KAFKA
FRANZ KAFKA
FRANZ KAFKA



Franz Kafka, 3 Temmuz 1883’te Almanca konuşulan Yahudi bir ailenin en büyük çocuğu olarak, o zamanlar Avusturya Macaristan İmparatorluğu’ndaki Bohemya Krallığı’nın başkenti Prag’da dünyaya gelir. İki erkek kardeşi, Georg ve Heinrich daha bebekken hayatlarını kaybederler; Franz, üç kız kardeşi, Gabriele (Elli), Valerie (Valli) ve Ottilie (Ottla) ile birlikte büyür. Kız kardeşleri, Kafka’nın ölümünden çok sonra Lodz gettosuna gönderilecek ve toplama kampında hayatlarını kaybedeceklerdir.
Kafka, daha çocukluk yıllarında dış dünyaya yabancılaşmaya başlar. Babasıyla yaşadığı sorunlar kişiliğinde derin izler bırakacak; bu çatışmalar, kalemine de yansıyacaktır. “İnsan senin karşında öylesine savunmasızdı ki…” diyecektir babasına daha sonra, Babaya Mektup adlı eserini kaleme alırken. Babası onun gözünde, kötülüklerle dolu dış dünyanın evdeki temsilcisi gibidir aslında. Ona karşı duyduğu öfke öylesine güçlüdür ki ileriki yıllarda, arkadaşı Max Brod’a (1884-1968) bütün eserlerine ‘Babamın Dünyasından Kaçış’ ismini vermek istediğini yazacaktır.
Ana dili Almanca olan Kafka aynı zamanda Çekçeyi de akıcı bir biçimde konuşabilmektedir. Sonraları Fransız diline ve kültürüne merak salacak; Fransız yazar Gustave Flaubert (1821-1880) en sevdiği yazarlar arasında yerini alacaktır. 
Prag Charles Üniversitesi Kimya bölümüne kabul edilen Kafka, babasının itirazları üzerine iki hafta sonra Hukuk Fakültesi’ne geçiş yapar. Fakat bahar döneminde yeniden karar değiştirip Alman Dili ve Edebiyatı ile Sanat Tarihi okumaya başlar. Güz döneminde ailesinin ısrarları üzerine Hukuk Fakültesi’ne geri döner. Üniversitede, edebî etkinlikler ve okumalar düzenleyen bir öğrenci kulübüne katılır. İlk yılının sonunda Max Brod’la tanışır. Kendisi de yazar ve çevirmen olan Max Brod, daha çok Kafka’nın en yakın arkadaşı olarak tanınmaktadır. Aynı zamanda Kafka’nın ölmeden önce günlüklerini, notlarını ve yarım kalmış eserlerini gönderip hepsini yakmasını istediği kişidir. Fakat Max Brod Kafka’nın bu isteğini yerine getirmeyecek, hak ettiği başarıya en azından ölümünden sonra ulaşması için elinden geleni yapacaktır. Kafka’nın bir diğer yakın arkadaşı da kendisi gibi hukuk okuyan Felix Weltsch (1884-1964) olacaktır. Aynı zamanda kütüphaneci, filozof, yazar, editör, yayıncı ve gazeteci olan Felix Weltsch, Kafka’yı hayatı boyunca yalnız bırakmayacaktır.
18 Haziran 1906’da Hukuk Doktoru derecesini alan Kafka, asliye hukuk ve ceza mahkemelerinde danışman olarak zorunlu ve ücretsiz staj yapar. 1 Ekim 1907’de girdiği Assicurazioni Generali adlı İtalyan bir sigorta şirketinde dokuz ay boyunca çalışır. Ancak çalışma saatlerinden memnun olmadığı ve yazmaya vakit ayıramadığı için işi bırakır, Bohemya Krallığı İşçi Kaza Sigortası Kurumu’nda hukuk danışmanı olarak çalışmaya başlar. Bu süre zarfında yazmaya ve yakın arkadaşları Max Brod ve Felix Weltsch ile görüşmeye devam eder. 
Kafka, 13 Ağustos 1912’de, Max Brod’un evinde Felice Bauer (1887-1960) ile tanışır. Berlin’de yaşayan Felice’le beş yıl boyunca mektuplaşır, ara sıra görüşür ve iki kere nişanlanıp ayrılır. Bu süre zarfında en önemli eserlerinden kabul edilen Dönüşüm’ü (1912), Ceza Sömürgesi’ni (1914) ve Dava’yı (1914-15) kaleme alır. İlişkileri 1917 yılında sona erer ve Kafka’nın Felice’ye yazdığı 500’den fazla mektup 1967 yılında Felice’ye Mektuplar adıyla yayımlanır.
1917 yılının Eylül ayında tüberküloz teşhisi konan Kafka, birkaç aylığına kız kardeşi Ottla’nın yanına Zürau’ya taşınır. Felice’den yeni ayrılmış olan Kafka, Julie Wohryzek (1891-1944) ile bir birlikteliğe başlar. 1919 yılında nişanlanırlar ama Kafka günbegün güçten düştüğü için evlenmekten vazgeçerler.
Julie Wohryzek ile nişanlı olduğu süre zarfında gazeteci, yazar, editör ve çevirmen Milena Jesenská (1896-1944) ile tanışır. Kafka’nın kitaplarını Çekçeye çevirmek isteyen Milena’yla Ekim 1919’da Prag’daki bir kafede karşılaşır ve ardından mektuplaşmaya başlarlar. Bir ay sonra Kafka, Max Brod’la Schelesen’e gider ve burada Babaya Mektup’u kaleme alır. Evli ve kendisinden on iki yaş küçük olan Milena’ya âşık olur Kafka. 29 Haziran 1920’de Viyana’da buluşurlar ve birlikte dört gün geçirirler. Çok sonraları Kafka, Julie Wohryzek’ten ayrılır ancak Milena kocasından boşanmaz. Bunun üzerine 1923 yılının Haziran ayında son kez görüşürler ve Kafka o güne dek yazdığı güncelerini Milena’ya hediye edip bu ilişkiye son verir. Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar da yıllar sonra, 1952’de Milena’ya Mektuplar adıyla yayımlanacaktır.
Kafka, bir ay sonra Müritz’te Berlin Yahudi Evi’nin yazlığında 25 yaşındaki anaokulu öğretmeni Dora Diamant’la tanışır ve çok geçmeden Berlin’e, Dora Diamant’ın yanına taşınır. Sağlığı iyice kötüye gitmektedir. Yemek yemekte ve konuşmakta güçlük çekmeye başlar. 1924 yılının Mart ayında verem gırtlağına sıçrar. Bir ay sonra Wiener Wald Sanatoryumu’na kaldırılır. Fakat hastalık çok ilerlediği için doktorlar cerrahi bir müdahale yapılamayacağını belirtir ve Kafka, Kierling Sanatoryumu’na nakledilir. Ve 3 Haziran 1924’te Klosterneuburg’ta hayata gözlerini yumar.